Kalpteniman edenlere...      KİM SALİH AMEL İŞLERSE KENDİ LEHİNEDİR KİM DE KÖTÜLÜK YAPARSA KENDİ ALEYHİNEDİR ALLAH KULLARINA ZULMEDİCİ DEĞİLDİR
    
 KULUN HAZRETİ ALLAHA İMAN ETMESİ, ONA İBADET YAPMASI HAZRETİ ALLAH TARAFINDAN O KULA VERDİĞİ BİR MUCİZESİDİR.!!
      
SEN KENDİLERİYLE ANDLAŞMA YAPTIĞIN HALDE ONLAR HER DEFASINDA HİÇ ÇEKİNMEDEN ANDLAŞMALARINI BOZARLAR (Enfal-56)
    
 İHANETİN CEZASI !!
    
 EY ADEMOĞULLARI BEN SİZE ŞEYTANA İBADET ETMEYİN O SİZİN APAÇIK BİR DÜŞMANINIZDIR DİYE EMRETMEDİM Mİ ? ( Yasin-60 )
      
BİZ İNSANLARIN NELER DEMEKTE OLDUKLARINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ SEN SADECE BENİM TEHDİDİMDEN KORKANLARA ÖĞÜT VER.Kaf-16
    
 GÖKLERDEKİ İLÂH DA, YERDEKİ İLÂH DA ODUR O HİKMET SAHİBİDİR HER ŞEYİ BİLENDİR .(Zuhruf-84).
      
AND OLSUN Kİ,BİZ KURANI ANLAŞILIP ÖĞÜT ALINMASI İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK ÖĞÜT ALAN YOKMUDUR ? (Kamer-32)
      
HEPİMİZ KENDİ İSTEDİĞİMİZİN OLMASINI İSTERİZ OYSAKİ BİZ İSTEMESEK DE HAZRETİ ALLAHIN İSTEDİĞİ OLUYOR,
      
O GÜN DOSTUN DOSTA HİÇ BİR FAYDASI OLMAZ KENDİLERİNE YARDIM DA EDİLMEZ,
 
  KALPTENİMAN
  HARF SIRALI TÜM YAZILAR
  A-Z TÜM KONULAR
  TWİTER TAKİP
  KALPTENİMAN SOHBETLER SESLİ DİNLE
  REKLAMLARI TEK TIK İLE YOK EDİN
  A HARFİ
  B HARFİ
  C-Ç HARFİ
  D HARFİ
  E HARFİ
  F HARFİ
  G HARFİ
  H HARFİ
  I-İ HARFİ
  K HARFİ
  L HARFİ
  M HARFİ
  N HARFİ
  O-Ö HARFİ
  P HARFİ
  R HARFİ
  S-Ş HARFİ
  T HARFİ
  U HARFİ
  V HARFİ
  Y HARFİ
  Z HARFİ
  ALINTILAR
  => Besmele mucizesi
  => Düşünen sahip olduğu değerlerin farkına varır.
  => İnnallahe şakirun Alim.
  => Bende öleceğim
  => Nurun ilk kapısı
  => Sigaranın kimliği
  => molla kasım gelir
  => Rabbin sana küsermi.
  => Her resul peygamber değildir
  => EŞ- ŞEKÛR
  => Darvincilerin çürüyen iddiaları
  => Dur yolcu dönüş yolunu unutma
  => En büyük düşmanımız şeytan
  => Kasaplardan marketlerden et alıyorsanız bu yazıyı muhakkak okuyun
  => Çinli müslüman ve imanına bakın
  => Sabır ve hastalık
  => Bir Hatırlatma
  => Bu ne oğlum
  => Değerli kardeşlerim değerli evlatlar
  => Sıfır gurubu kanı olanlar sütü katiyyen içmeyiniz.
  => Vahhabilerin itibar ettikleri
  => Rahman süresinin manası.
  => Cahillerle tarışırken sabırlı olun.
  => C-VisaliDivani.
  => Hindu kutsal metinlerinde Muhammed Aleyhisselam.
  => Cin ve şeytan.
  => Ruh çağırma
  => Ruh çağırma -2
  => Panik ataktan kurtulmak
  => Kadere iman-1
  => Kadere iman-2
  => Kadere iman-3
  => Kadere iman- 4
  => Kadere iman-5
  => Namazın mucizeleri
  => Şaşkın adetler.
  => Rüya Alemi ile Dünya..
  => Toprak, insan, hayat.
  => Ölüler ile dirilerin görüsmesi
  => noel belası
  => Mürşidi kâmilin müridine manevi desteği.
  => Vesvese hastalığından kurtulmanın çareleri
  => Yüzdeki lekelerin kaybolması için çare
  => Ruhi bedenin resmi olabilir mi? -1
  => Kırlian fotoğrafları hakkında açıklama.
  => İBRETLİK SÖZLER
  => Ruh ve madde
  => Kalbi diri tutmanın çaresi
  => Ömürden geçip giden günlerimize yazık olmasın
  => Allah Her şeyi yarattı
  => Mana alemi, misal alemi
  => Letaif nedir
  => Mevlânaya göre nefsin oyunları.
  => Peygamer Efendimizi rüyada görmek için salâvatı şerife.
  => HİÇ, Hiç olmak
  => Ey yazımızı okuyan dostum.
  => Aktab-ı Erbaa ne demektir.
  => Evradi kudsiye, h,z Allaha sığınma duası
  => Mesnevide, hiç olmak.
  => Dünya hiçliği kabul etmiyenlerle dolu.
  => Alevilik nasıl doğmuştur.
  => Aleviler doğru yoldamıdır?.
  => Aleviliğin bozulma nedeni.
  => Rüyanın amacı nedir?
  => Cemaat liderine uyarılar.
  => Mübin duası.
  => Dini hikayeler
  => Fala inanma falsız da kalma diyen cahil insanlar.
  => Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu.
  => Takva ne demektir.
  => Evlilikte kaderin rolu var mı?
  => Kul hakkından nasıl kurtulunur.
  => Mahşerde halâlleşmek nasıl olacaktır.
  => Felek ne anlama gelir.
  => Ahirete aşırı bağlılığın sakıncası.
  => Müslümanın özellikleri.
  => Müslümanı bekleyen afetler.
  => Türkiyede ilk ezan.
  => Hangi dua kabul edilir.
  => Muhafız melekler
  => Peygamber Efendilerimizin resimleri istanbulda mı.??
  => İki şeyi hiç unutma
  => Çarşı pazar ağalığı
  => Annenin hizmete ihtiyacı var.
  => Resulullah s,a,v, Efendimizden, h,z Ali kerremellahü veche efendimize nasihatleri.
  => h.z. Allahın isimlerini sayı ile saymak
  => Ey yalancı insan.
  => MELAMİLER
  => melamiler kimdir.
  => melamilik 2.
  => gizli zikir
  => Tasavvufta velayet
  => Kutbil irşad kimdir.
  => Gül yüzlü
  => Şia taifesi ve seyyit kutup.
  => Dört talebeden hangisisin
  => Taş olan ekmek
  => Eşsiz bir Adalet sahnesi
  => şeytandan dahi gizlenen zikir
  => İnanmak mı bilmek mi?
  => iste evliya sohbeti
  => Zemzem suyunun esrarı
  => ibni teymiyyenin sapık fikirleri
  => Evliyanın vasıfları
  => kulak masajı
  => vasiyet
  => Limon suyu ve sarmısak mucizesi
  => Bir tokat vurana bir ceviz iki tokat vurana iki ceviz
  => Derviş kaşıkları
  => Evvela kalbini temizle sonra namazı dilediğin yerde kıl.
  => EY İNSAN!!!
  => Hakka uyana da muhalefet edene de merhamet et
  => Nefsinin dediğini yapmadan Allahın dediğini yap
  => Mutluluğun sırrı.
  => Surelerin faziletleri.
  => Keşke deli olmasaydım cehenneme gitmeseydim.
  => Allahın isimlerini sayı ile saymak
  => Kan gruplarının dağılımı
  => Sual felsefe nedir
  => Kırklar mertebesine ulaşmak
  => Habib baba
  => Kutsal kitabımız kuranı kerimi tanıyalım.
  => Allaha kaçmak.
  => Göğün yıldızları (2)
  => Fusulsül hikem hakkında bilgiler.
  => Evliya sohbeti-2
  => Ya Resulallah
  => İşini yarına bırakma!!
  => İnşaAllah demek
  => O kuran, kovulmuş şeytanın sözü değildir. (Tekvir 25)
  => Bir saat sonra öleceğini öğrensen ne yaparsın.
  => Geceleri yapılan Tesbih
  => Nefsim
  => İmtihan ve sabır.
  => Sevdiklerimize vakit ayıralım.
  => Umudu yitirmemek lâzım.
  => Yalan söylemek büyük günahtır
  => H.Z Ali Efendimizin cevapları
  => H.Z. Ayşe validemize atılan iftira
  => Adem peygamberin cennetten kovulması
  => İnsan topraktan yaratıldı.
  => Kabir azabını inkar edenlere cevap.
  => Yanlız kuran diyenlere cevaptır
  => Tarikat da hakikat da Şeriatı eksiksiz yaşamak içindir.
  => Allaha kul ol nefsine düşman ol
  HEPİMİZ KENDİ İSTEDİĞİMİZİN OLMASINI İSTERİZ OYSAKİ BİZ İSTEMESEK DE HAZRETİ ALLAHIN İSTEDİĞİ OLUYOR,
  O GÜN DOSTUN DOSTA HİÇ BİR FAYDASI OLMAZ KENDİLERİNE YARDIM DA EDİLMEZ,
  FASTAİZBİLLÂH,,, ALLAHA SIĞIN, ( Mümin,56 )
Copyright 2016byAys
EŞ- ŞEKÛR

EŞ - ŞEKÛR 


Eş-Şekûr; esma-ül hüsnadan olup Allahü Zülcelâl’in bir ismi şerifidir. Kendi rızası için yapılan iyi işlere ziyadesiyle bol bol karşılık veren demektir.
Şükür ile ilgili pek çok ayet-i kerime mevcuttur:
“Öyleyse siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin” 1
“Hatırlayın ki Rabbiniz size: “
Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi)
artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz şüphesiz azabım çok şiddetlidir!” diye bildirmişti.” 2

Şükür iyiliğe karşı iyilikle karşılık verme anlamına geldiğine göre, insana gereken, bunca iyilikler bütün ihtiyaçlarını veren Mün’im-i Hakikiye (hakiki nimet vericiye) karşı iyilikle rızasını gözeterek nimeti veren Rabbinin çizdiği hudutlar içerisinde o nimetlerin şükrünü edaya gayretli olması gerekir ki; o nimetlerin artmasına ve ebedileşmesine vesile olsun.

Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azab etsin! Allah şükre
karşılık veren ve her şeyi bilendir.” 3
Şükrün zıddı nankörlüktür. Allah ayet-i kerimelerde hep buna işaret etmekte, bir başka ayet-i kerimede yine şükretmeyenlerin durumundan bahsederek şöyle buyuruyor:
“Allah size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allah’ın bunca nimetini saymaya kalksanız; imkânsız, sayamazsınız. Hakikaten insan çok zalim, çok nankördür.”4
Nimet iki kısımdır. Dünyevî ve uhrevî yani maddî ve manevî de denilebilir. Dünyevî nimetler kısaca: İnsanın bütün âzâ ve cevâhiri ayrı ayrı nimet olduğu gibi âzâların (bedenin) ihtiyacı olan gıdalar, yiyecek, içecek, güç, kuvvet, görme, görme, duyma ve bu âzâlarımızı istediğimiz şekilde kullanabilme, evlat, devlet, hayatiyetimizi
devam ettirebilmemiz için ana unsur olan hava, su, güneş, arz, sıhhat, gençlik, akıl, irade, muhakeme gücü, zaman gibi Allah-ü Zülcelâl’in yukarıda geçen ayette işaret buyurduğu sayıya, hesaba sığmaz nimetleri.

Manevî nimetlere gelince; iman, Kuran, Resul-i Zîşan Efendimiz (s.a.v) ve diğer
peygamberler, Rabb’ül Âlemin’in zatını, sıfatlarını ve fiillerini esma-i ilâhîyesi ile tanıtması, ilm-i ilâhî, marifetullah, muhabbetullah, haşyetullah ve bu yüce nimet vasıtasıyla insanın
Rabbiyle diyalog içerisinde olabilme istidadı (kabiliyet, beceri), ahlak-ı hamîdeye (güzel ahlak) sahip olabilme (Allah’ın ahlakı ile ahlaklanabilme) istidadında yaratılmış olmak, Rabb’ül Âlemin’e muhatap olma yüceliği (halifetullah olma) bahşedilmiş olması gibi
muhakkak ki sayılara, rakamlara sığmaz maddî manevî nimetler.

Bunları lutfeden Mevlâ; bize bu nimetleri hiçbir ücret ödetmeksizin, karşılıksız veriyor.
Yani çalışıp emek çekmeden her insan kendini bu nimetlerin içinde buluyor, bu
birinci şık.

Esas ikinci şık diyebileceğimiz Rabb’ül Âlemin’in kullarından istediği şükrün;
artıracağını, kat kat karşılığını vereceğini bildirdiği yönü ise, bu bahşettiği nimetleri
karşısında başta iman ettikten sonra bu nimetleri Allah’ın emrettiği şekilde Rabbine derin bir saygı ve minnetle rızasına kavuşmayı maksad bilip kanun ve kuralları çerçevesinde kullanmak ve Rabbine karşı bunca nimetlerinden dolayı daima şükürle, hamdü sena ile
şükrünü ilan etmek. Bu halin zıddı olan nankörlükten sakınmak.
Bu minval üzere yaşarsak Allah’ın Şekûr isminin tecelliyatını görürüz.

Hazır, bedava bulduğun bunca nimete şükürle karşılık vereceksin, Mevlâ da fazlından olarak karşılığını kat kat artırarak tahayyül (hayal) edemediğin nimetlerle karşılık verecek.
Sen, yaptığın bir hatadan pişman olup özür dileyeceksin, O da hatanı
bağışlayarak, hatta günahlarını sevaba çevirerek karşılık verecek.
Sen, O’nu medhü sena
ile anacaksın, O da seni iki cihanda medhü sena edecek ve seni kendinden başka her şeyden müstağni kılarak sana cevap verecek.

Sen, her nimetin şükrünü yine o nimetle
edaya sa’y edeceksin,
O da o nimetlerin çok daha güzelleriyle karşılık verecek. Sen,
içinde bulunduğun sıkıntıdan şikâyet etmeyerek hamd edeceksin,
O da seni selamete
çıkararak karşılık verecek.
Sen, zikrinle, ibadet-ü taatinle şükrünü ilan edeceksin,

O da
seni anmakla, en güzel vasıflarla seni donatarak, en güzel taatlerle serfiraz ederekkarşılık verecek.
Mesela en, hazır bulduğun suyu içip içten gelerek “Elhamdülillah” diyeceksin,
O da
sana Kevserlerden içirmekle karşılık verecek.

Sen, İslam’a uygun giyineceksin,
O da
cennet libasları giydirerek karşılık lutfedecek.
Sen, sudan, havadan, çeşitli taamlardan,
aldığın gıdalardan meydana gelen gücü değerlendirip en güzel şekilde değerlendirip, kulluğa yakışır ameller sergileyeceksin,
O da tasavvur edilemez nimetlerle sana karşılık
verecek.
Sen, Kuran’a, dine, İslam’a sahip çıkacak, bu yolda candan, maldan, rahattan,
nefsî haz ve arzulardan feragat edeceksin,
O Yüce Şekûr maddî manevî sonsuz

nimetleriyle seni serfiraz edecek.
İşte kulun bu isim karşısındaki tutumu.
Ayet-i kerime
bu mevzuya ışık tutuyor:

“Muhakkak ki: Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına
indirdik.” 5

Ayet, şükür ehlinin âlâ’yı illiyyin’e yükseleceğini, nankörlük edenlerin de esfel-i
safilin’e (aşağıların en aşağısı) yuvarlanacağını haber veriyor.

Eğer Allah’a ödünç verirseniz, O sizin için kârını kat kat arttırarak verir. Hem de

sizin günahlarınızı bağışlar.
Çünkü Allah, Şekûr’dur, Halîm’dir. Küçük iyiliklere bile büyük
mükâfat verir, müsamahakârdır, cezalandırmada acele etmez.” 6

Görülen herhangi bir iyiliğe karşı gösterilen memnuniyet ve minnettarlık
manalarına gelen şükür; Allah’a ait yönüyle kulun Allah’a karşı minnettar olup kâlî (dil ile), hâlî (kalp ile), fiilî (beden ile) şükür ile şükrünü ifa etmesidir.
Şükür, duygu ve
düşüncelerini, âzâ ve cevahirini yaratılış gayeleri istikametinde kullanmaya denir ki; kalp
ile, dil ile ve bedenin bütün uzuvları ile yerine getirilir.

Kâlî şükür:
Bütün nimetleri yaratıp lutfeden Allah’a, kulun minnetini, şükrünü ilan
etmesi, ikrar etmesi, sebeplere takılıp kalmadan sebepleri de yaratan Müsebbib’ül Esbâb inancı ile bütün güzellikleri yaratan, kısmet eden, başlangıçtan sonuna kadar sebepleri
hazırlayan ve vakt-i münasibinde gönderen yine O’dur. İşte bu inanç ve düşünce ile kişinin şükrünü ilan etmesidir ki, kâl (dil) şükrüdür.

Hâlî Şükür: Bütün nimetlerin, maddî manevî tüm güzelliklerin yaratıcısı, lutfedicisi
olan Allah’a derin bir saygı ve engin bir gönülle kalben minnettar olup bu duygu ve düşüncenin ruhunda her daim hâkim olması.

Fiilî Şükür: Kulun, her uzvu ve latifeyi yaratılış gayesi istikametinde kullanıp,
kirden, pislikten korumasıdır ki; her bir günah maneviyatımızı kirleten necaset hükmündedir.
Her nimetin fiilî şükrü kendi cinsi ile eda edilir. Mesela zenginliğin şükrü infak ile,
ilmin şükrü ilmiyle amil olup onu ehline öğretmekle, evladın şükrü onları İslam’a uygun
yetiştirmekle vb. örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Ayrıca dilin şükrünü evrâd-ı ezkâr, kalbin şükrünü yakîn ve istikamet, cevahirin
şükrünü de ibadet ü taat şeklinde yorumlayanlar da olmuştur.
Şükrün, böyle bütün bir
iman ve ibadete taallukundan dolayıdır ki, ona imanın yarısı nazarıyla bakılmış, sabırla müşterek mütalaa edilmiştir.

Rabb’ül âlemin kendisine Şekûr demiş ve bütün nimetlerin asıl kaynağına ulaşma
yolunu da şükre bağlamıştır.
Şükür, pek önemli bir amel, kıymetli bir sermaye olmasına rağmen Sebe Suresi

13. ayette buyrulan “Kullarımdan şükredenler pek azdır” fetvasınca hakiki manada âmili fazla olmayan bir ameldir.
Her mevzuda en güzel kulluk örneği sergileyen Efendimiz
(s.a.v), bu mevzuda da en güzel biçimde örnek olmuştur.
Sabahlara kadar ayakları
şişerek namaz kılan Yüce Nebî’nin “Neden bu kadar nefsini zorluyorsun?” sualine karşı
“Şükreden bir kul olmayayım mı?” diyerek bu duygu ve düşünce içerisinde kıvrım kıvrım kıvranarak bütün ömrünü şükür kuşağı içerisinde geçirdiği aşikardır.

 Evet, insanlığın iftihar tablosu, şükür kahramanı; değeri çok yüksek fakat âmili (işleyeni) çok az olan bu önemli amelin önde giden âmiliydi.
O, oturur kalkar şükreder ve

yanına gelenlere de şükür tavsiyesinde bulunurdu. O’nun sabah akşam dilinden düşürmediği nurlu sözlerinden biri “

Allah’ım, seni anmam, sana şükredebilmem ve sana
ibadetlerin en güzeliyle yönelebilmem için bana yardım et” idi.

Şükür, nimete mazhar olanın, onu verene karşı iki büklüm olması, sevgi, saygı ve
alaka ile O’na yönelmesidir.
Hakiki şükür nimetin bilinmesiyle gerçekleşir.
Zira nimetin
kaynağı ve onu verenin takdir edilmesi büyük ölçüde nimetin bilinmesine bağlıdır.

Nimetin bilinmesinden kabulüne, ondan da Cenab-ı Hakk’a yönelmeye uzayan çizgide
iman ve İslam’ın hazırlayıcılığı, Kuran’ın belirleyiciliği üzerinde her zaman durulabilir.

Evet, Allah’ın üzerimizde olan lütufları, imanın ışığı altında ve İslam’ın emirlerini yaşarken
daha bir belirginleşir, netleşir, duyulur, hissedilir hale gelir ve Allah tarafından aczimize, fakrımıza merhameten ve ihtiyaçlarımıza binaen, nimetlerin hem de karşılıksız olarak verildiği görülür ki, bu da o ihsan ve lütufları bahşeden zata karşı bizde hamd ve sena hislerini coşturur ve Duha Suresi 5. ayetindeki “Ve Rabbinin nimetlerini anlat da anlat” gerçeğine uyanarak ve uyarak emrolunduğumuz minnet ve şükran vazifesini ruhumuzun
derinliklerinden fışkıran bir heyecanla yerine getiririz.

Aslında her insanda nimet verene karşı prestij hissi vardır.
Ama bu hissin
uyarılacağı ve yönlendirileceği ana kadar insanlar, tıpkı deryada yaşayan mahiler (balık) gibi başından aşağıya yağan nimetleri adeta kör, sağır, duygusuz, hissiz bir hal içerisinde karşılarlar ki; Kur’an bunları körler, sağırlar, dilsizler şeklinde nitelendiriyor. Yani basiret gözleri kör, sağır, dilsiz.
Hakkı görmez, hakkı duymaz, hakkı söylemez diyerek böylece
nankörler güruhunun durumunu bildiriyor. “Yalnız bana şükredin ve zinhar nankörlükte bulunmayın” ikazları ile uyarıyor ki, bu ikazlar da ayrıca şükrü gerektirir.

Şükrü üçe ayıracak olursak;

1) Avam müminin şükrü ekmeğe, aşa, evlad-ı ıyâle ve barınacağı mekâna, sağlığa, çeşitli zahiri nimetlere karşı dille edilen şükür.

2) Birinciden daha ileri olarak Hak yolcularının şükrü ki; maddî nimetlerle beraber manevî
nimetlerin de değerini sezmiş ve şükrünü arttırmış, basiret gözü ile bakmaya başlamışlardır.
İman, Kuran, sünnet ve Peygamber’e (sa.v) ümmet olma, Hak yollarının

tanınması, ilim, irfan, salihlerle hemdem olma vs. gibi nimetlere mazhar olmuşlardır.
Evet, bu ikinci zümre birinciye nazaran her mevzuda olduğu gibi bu mevzuda da ilerlemiş
ve Rabbini Şekûr ismi ile de tanıma cehdi içinde, üzerine düşen şükür vazifesinin şuuruna
ermek ve şakirînden olma gayretindedirler. Tabi ki bunlar da aralarında derece derecedirler.

3) Haslar denilen kervandır ki; hayatlarını muhabbet yörüngesinde sürdürenlerin şükrü.

Nimetlere hep nimeti veren açısından bakar, O’nun büyüklüğü ile lütufları, ihsanları duyar
ve ömürlerini şuhudun engin hazları içerisinde geçirirler.
Kullukta ayrı bir zevk zemzemesi

(nağme, terennüm), gönül hayatları ayrı bir aşk-u şevk tufanı ve Hakk’la münasebetleri ayrı bir temkin disipliniyle şuhudun engin hazları içinde, kalpleri hep şükür diye atar, şükür diye gerilir, gönülleri ve tüm zerreleri “ŞÜKÜR!” diye haykırır.

Velhasıl Allah Şekûr’dur, kullarının da şükür ehli olmalarını murad eder ve Şekûr
isminin tecellisini kulları üzerinde görmek ister.
Şüphesiz, pek çok esmada olduğu gibi bu
ismin tecellisinin kuvvet bulması da sebeplere bağlıdır.

Kul, bu hususta duyarlı olup
halen, kalen, fiilen şükrünü arttırmaya sa’y ile nankörlerden olmayacak ki; Allah Zülcelal de Şekûr ism-i şerifinin tecellisi ile kulunu bu hususta kuvvetlendirecek, böylece kul kolayca şükreder olup, şakirînden olma lütfuna mazhar olacaktır biiznillah.


1 Bakara:152
2 İbrahim:7
3 Nisa:147
4 İbrahim:34
5 Tin:4–5
6 Tegabün:17


Alıntıdır.
 
 
  • ZİYARETÇİ: 76

 
AH KEŞKE DÜNYAYA BİR KERE DAHA DÖNEBİLSEK DE İNANANLARDAN OLSAK (Şuara-102)

ALLAH KİME NUR VERMEMİŞSE.ONUN NURU YOKTUR. (NUR 40)

ALLAH ONLARI SEVER,ONLAR DA ALLAHI SEVER

ALLAH ŞÖYLE BUYURDU; BU SADIKLARIN SADÂKATLARININ FAYDA VERECEĞİ GÜNDÜR.

ALLAH ŞÜPHESİZ HEPİNİZİ GÖRÜP GÖZETMEKTEDİR.(Nisa-1)

ALLAHA İTAAT EDİN, RESULÜNA İTAAT EDİN,SİZDEN OLAN EMİR SAHİPLERİNE DE.!

ALLAHA KUL OL NEFSİNE DÜŞMAN OL

ARAMIZDAKİ BEYİNSİZLERİN YAPTIĞI KÖTÜLÜKLERDEN DOLAYI BİZİ HELÂK EDERMİSİN ALLAHIM.(Araf-155)

ASKERİMİZİ VE POLİSİMİZİ KATLEDEN MAYIN TUZAKLARI

AYETİ KERİMEDE:BİZ LOKMANA ALLAHA ŞÜKRETMESİ İÇİN HİKMET VERDİK.(LOKMAN-12)

BABA DUASI

BENİ MEZARA AYAK ÜSTÜ GÖMÜN DİYEN ADAM

Benim dediğin hiçbir şeye sahip değilsin herrşeyin gerçek sahibi hazreti ALLAHTIR

BİR KAYYUM GİTTİ DİĞERLERİ GİTMESİN,KATLİAM YAPANLAR VE DESTEKLEYENLER İYİ GÜN GÖRMESİN

BİZ ONUN ÜZERİNDEKİ HER ŞEYİ ELBETTE KUPKURU BİR TOPRAK HALİNE GETİRECEĞİZ.

BİZ RAHMETİMİZİ KİME DİLERSEK ONA İSABET ETTİRİRİZ.

ÇOCUK ALDIRMAK BÜYÜK GÜNAHTIR

ÇÖZÜM SÜRECİ BAŞLATTIK ONLARI PALAZLANDIRDIK MECLİSE SOKTUK DEVLETİN BAŞINA BELÂYI SARDIK.

ÇÖZÜM SÜRECİ TUZAĞA DÜŞME SÜRECİDİR,KİM Kİ BU ÜLKEYİ O TUZAĞA GÖTÜRÜR İSE HZ ALLAH O KİŞİLERE AKIL FİKİR VERSİN.

DAĞLARI YERİNDE DURUR GÖRÜRSÜN,OYSA ONLAR BULUTLARIN YÜRÜDÜĞÜ GİBİ YÜRÜMEKTEDİRLER.(Neml -88)

DAHA ÖNCE NUH DUA ETMİŞ, ONUN DUASINI KABUL ETMİŞTİK BÖYLECE KENDİSİNİ VE AİLESİNİ BÜYÜK SIKINTIDAN KURTARMIŞTIK.

DARBE KORKUSU YOK OLDU ELHAMDÜLİLLAH..

DE Kİ, KURANA İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN.

DEVLET BAŞKANLARIMIZA DUYURU !!

DEVLET REİSİ ADİL BİRİSİ İSE, O AYNI ZAMANDA ZAMANININ KUTBUDUR (ABDÜL KADİR GEYLÂNİ HZ)

DEVLETİN HALKINA BORCU ONLARA HUZURU TEMİN ETMEKTİR. HALKIN BORCU DA DEVLETTE BÖLÜCÜLÜK YAPMAMAKTIR.

DIŞ DEVLETLER PKK YI DIŞARDAN BESLİYOR, BİZ İSE İÇERİDEN BESLİYORUZ MECLİSE SOKTUK MAAŞLARINI ÖDÜYORUZ BU NEDİR Kİ

DİNDE AŞIRIYA GİDENLER

DÜNYA ÖLÜ OĞLAKTAN DAHA DEĞERSİZDİR.

EĞER ONLARA MELEKLERİ İNDİRSEYDİK,ÖLÜLER DE KENDİLERİ İLE KONUŞSAYDI. VE HER ŞEYİ TOPLAYIP KARŞILARINA GETİRSEYDİK

EHLİ KÜFÜR HİÇ BİR ZAMAN MÜSLÜMANLARA OLAN DÜŞMANLIKLARINDAN VAZGEÇMİYECEKTİR.

EY ALLAHIN İMANLI KULLARI ASKER VE POLİSLERİMİZ İÇİN DUA EDİN.

EY DİLİNE HAKİM OLAMIYAN KOLTUK PEŞİNDE KOŞAN, DİKKAT ET HER HALİNLE İMTİHANDASIN.

EY GÖRÜNEN VE GÖRÜNMEYEN ALLAHIMIZ.

EY KÂİNATIN YARATICISI SEN BİZE YETERSİN

EY KÜRT GENÇLERİNİ YILLARDIR KANDIRAN ŞEYTANA UYMUŞ KANDİLİN SÖZDE İLÂHLARI .

EY YER SUYUNU YUT,EY GÖK SUYUNU TUT, DENİLDİ.

FELÂKET TELLÂLLARI VE ABDÜKADİR SELVİ.

FETO DEYİN GÜLEN DEYİN, FAKAT FETHULLAH DİYEREK HAZRETİ ALLAHIN MÜBAREK ADINA SAYGISIZLIK ETMEYİN .

FİTNEDEN ESER KALMAYINCAYA KADAR ONLARLA SAVAŞIN.

GAYEMİZ ALLAH OLURSA HER İŞİMİZ HAYIRLI OLUR.

GİTMEK İSTEMESENDE GİDECEKSİN İLÂHİ TAKDİR BÖYLE.!!

GÖRMEDİKLERİ HALDE RABLERİNDEN KORKANLAR VAR YA,İŞTE ONLAR İÇİN MAĞFİRET VE BÜYÜK MÜKÂFAT VARDIR (MÜLK-12)

HAYVANDAN DÄ ADİ OLAN İNSANLAR DAN HAZRETİ ALLAHA SIĞINALIM ONLAR İNSAN SURETİNDE ŞEYTANLARDIR.

HAZRETİ ALLAHIN BİR MERHAMETLİ KULU YOKMU Kİ ESEDLE MUHALİFLERİN ARASINI BULSUN SAVAŞ SONA ERSİN

HAZRETİ ALLAHIN TAKDİRİNE RAZI OLAN HUZURA ERER.

HAZRETİ ALLAHTA SAMİMİYET NASIL OLMALI !

HAZRETİ MUHAMMED S.A.V. EFENDİMİZİN EHLİ BEYTİNDEN OLMANIN YOLU

HERŞEYİN HÜKÜMRANLIĞI ELİNDE OLAN ALLAH.

HÜSNÜ MÜBAREĞİ DEMİR KAFESE KOYDULAR TEŞHİR ETTİLER İŞ TERSİNE DÖNDÜ.

HZ. ALLAHIN VELİ KULLARINI ŞEYTANA BENZETENLERE CEVAPTIR

İBADET ETMEYİ KİBİRLERİNE YEDİREMİYENLER

İMAN EDİP DE SALİH AMEL İŞLEYENLERİ AND OLSUN Kİ.SALİH LERİN ARASINA KATARIZ.

İMRALIDA BESLENEN KÖK.

İNKÂR EDEN KAFİRLERE DÜNYA NİMETLERİNİN VERİLMESİ BİZİ ALDATMASIN

İSLÂM DİNİNİ VAHŞET DİNİ GİBİ GÖSTEREN SÖZDE ŞERİATÇILARI HAZRETİ ALLAHA HAVALE EDİYORUZ O HER ŞEYİ GÖRENDİR !!

KALPLERİ KARARTMA KARATAŞ,HADİSİ ŞERİFLERLE OYNAMA KARATAŞ.

KANSER HASTALIĞINA VE BÜTÜN DERTLERE ŞİFA ANCAK ALLAHTAN GELİR.

KENDİ ELLERİNİZLE KENDİNİZİ TEHLİKEYE ATMAYIN.(Bakara-195) BÜTÜN TEDBİRLERİNİZİ ALIN.Nisa (71)

KEŞKE TEKME ATMASAYDI.

KİM DELİ. KİM AKILLI.

KİM HAZRETİ ALLAHIN TAKDİR VE TAKSİMİNDEN RAZI OLURSA HAZRETİ ALLAH DA ONDAN RAZI OLUR.

KÖTÜ TUZAK ANCAK SAHİBİNE DOLANIR.

MAYINLI TUZAKLAR

MÜFLİS KİMDİR ?

NE YERDE, NE DE GÖKTE HİÇ BİR ŞEY ALLAHA GİZLİ KALMAZ.

NEDEN DOĞRUYU DUYMAK İSTEMİYORSUN.

O ŞEHİRDE DOKUZ KİŞİ VARDI Kİ,YER YÜZÜNDE BOZGUNCULUK YAPIYORLAR İSLÂH

ÖYLE BİR İMTİHAN Kİ,CANLA VERİLİYOR.

PARELEL YAPI İSMİ VERİLEN YERE BAĞLI OLANLAR OKUSUN

PEYGAMBER EFENDİMİZ MUHAMMED MUSTAFA S.A.V. DEN GELEN SELÂM.

RABBİNİN HUZURUNDA DURMAKTAN KORKAN.

RESMİNE BAK, SEN VARSIN Kİ RESMİN VAR,KÂİNAT DA BİR RESİMDİR O DA HAZRETİ ALLAHIN VARLIĞINA DELİLDİR.

RESULUM ! BU SANA İNDİRİLEN BİR KİTAPTIR.BU HUSUSTA GÖĞSÜNDE BİR SIKINTI OLMASIN. (.(Araf-2)

RESULUM BU KURAN SANA HİKMET SAHİBİ HER ŞEYİ BİLEN ALLAH TARAFINDAN

RESULÜM, SENDEN ÖNCE GÖNDERDİĞİMİZ HER PEYGAMBERE,BENDEN BAŞKA İLÂH YOKTUR DİYE VAHYETMİŞİZDİR.(ENBİYA 25).

RİYÂ ŞİRKTİR.

SALİHLERİN İŞİNİ ALLAH GÖRÜR. (ARAF,196)

SAYIN HARUN YAHYA KARDEŞİMİZ DALGIN UYKUDAN UYAN ARTIK.

SAYIN REİSİ CUMHURUMUZ SAYIN TAYYİP BEY KARDEŞİMİZE NAÇİZANE TAVSİYELERİMİZ.

SELÂTI SELÂMDAN RAHATSIZ OLAN ALİMLER.

SEN ONDAN RAZI,O SENDEN RAZI OLARAK DÖN RABBİNE GİR SALİH KULLARIMIN İÇİNE GİR CENNETİME.(Fecr-28-30)

SON GELEN DİNE UY ALLAHA YAKLAŞ.

SURİYEDE İÇ SAVAŞI ÇIKARAN VE KORÜKLEYEN AMERİKA MI?

ŞARJ OLAN PİLLER, ŞARJ OLMAYAN PİLLER.

ŞEYTANIN KUKLASI OLAN TERÖRÜSTLER, TEVBE EDİN SİZİ YÖNETEN ŞEYTANIN BASKISINDAN KURTULUN DEVLETE TESLİM OLUN.

ŞEYTANIN YEMİNİ

ŞEYTANLA İMTİHAN.

ŞİMDİ SOR ONLARA,KENDİLERİNİ YARATMAK MI DAHA ZORDUR,YOKSA DİĞER YARATTIKLARIMIZ MI?

ŞİŞEDEN ÇIKAN CİNLER, ALLAHIN İZNİYLE ORDUMUZUN AZİM VE GAYRETİYLE LAYIK OLDUĞUNUZ YERE DEF OLUP GİRECEKSİNİZ .

ŞÜPHESİZ Kİ BU BİR ÖĞÜTTÜR ARTIK DİLEYEN RABBİNE VARAN BİR YOL TUTAR.

TAM TEVEKKÜL HAZRETİ ALLAHA KÜL OLANA MAHSUSTUR,KUL OLANA DEĞİL. !!

O ŞEHİRDE DOKUZ KİŞİ VARDI Kİ,YER YÜZÜNDE BOZGUNCULUK YAPIYORLAR İSLÂH TARAFINA HİÇ YANAŞMIYORLARDI.(Neml-48)

TEVBE EDENLER- İSTİĞFAR EDENLER.

TEVBEDE ACELE ET!

VALLAHİ ALLAH SEVDİĞİ KULUNU CEHENNEME ATMAZ

VATANI SEVENLER İLE VATANA İHANET EDENLERİ SAVUNANLAR İYİCE SU YÜZÜNE ÇIKTI.

YALNIZ ALLAH VAR ÖTESİ PERDEDİR.

YANLIŞ LİDERİN PEŞİNDE GİDEN ÇAMURA BATANLAR.

YARATANİ BULMAK

YASİNİN MUHATABI MUHAMMED ALEYHİSSELÂMDIR.

YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK ETME,DOĞRUSU ALLAH BOZGUNCULARI SEVMEZ.(Kasas-77)

YÜREKTEN SAMİMİ TEVBE.

ZULMEDENLERE MEYLETMEYİN YOKSA SİZE DE ATEŞ DOKUNUR.HUD-113.

 
Facebook beğen  
   
Reklam  
   
Akl-ı selim sahibi ol.  
  Aklını kullan.Yalancı olma,hakikatın hılafını söyleme
'Ben İzzet ve Celal sahibi Allahdan korkuyorum'diyorsun. Halbuki sen Onun gayrinden korkuyosun.
Cinden de,İnsandan da,Melekden de korkma.
Gerek konuşan ve gerekse sükut eden canlıların hiçbirinden korkma.
Dünya azabından da korkma,ahiret azabından da korkma.Sadece ve yanlız,azab ile azab edecek olan ALLAH dan kork..
 
De ki gökleri ve yeri yoktan yaratan Allahtan başkasını mı dost edineyim.  
  De ki gökleri ve yeri yoktan yaratan Allahtan başkasını mı dost edineyim.
O ki yedirir kendisi yemez. (Enam 14.)

Aklı başında olan insana üstteki mesaj yeter. Bu ayeti kerimede geçen uyarıyı anlama kabiliyeti olan
her kez bu ilahi emre uyduğu takdirde dünyasını da ahiretini de kazanır.

Neden diye sorulursa, Gökleri yerleri ve içindekileri yaratan her şeyde tek merci söz sahibi olan
Allahı azimişşanı dost edinen insan kendisini O'nun koruma garantisi altına girmiştir.

Ne mutlu Allaha dost olana.

Bu ise sanıldığı kadar zor değil h.z. Allah c.c. bu kapıyı her yarattığı kuluna ardına kadar açık tutuyor.
Fakat nefsine uyan insanlar şeytanın kapısına koşuyorlar.

H.z Allah c.c ise kullarını nefsleri ile imtihan ettiği için kullarına müdehale etmiyor.
Ancak nefsine uymayan kullarını hususi himayesıne alır.

Öyle bir tek kudreti ilahi ki yemez yedirir giymez giydirir.
Ey sonsuz kudreti ilahi olan Allahımız ne olur bizleri zatının sevdiğn dostlarının arasına kat.
Amin velhamdulillahi Rabbil Alemin.

Kalpteniman
 
Toplam 179029 ziyaretçi
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Kalpten imana KAVUŞMANIZ İÇİN HAZRETİ ALLAH'A KALBEN İMAN EDEREK YAZILAN İBRETLİK KISSALARDAN İSTİFADE EDİNİZ